Kendimi Oyalıyorum..

 

Benim yaptığım, kendimi kandırmak.. Daha doğrusu kendimi oyalamak.. Diyorum ki; çıkmaz bir sokağa girersem, sokaktan nasıl çıkacağımı düşünür, saatleri gün, günleri ay, ayları yıl ederim.. Sonra bir de bakarım ki; yıllar bir ömrü tüketmiş ve bana sayı ile verilen nefes bitmiş.. Sonra ver elini ahiret; hesap yurdu..

 

Sizler, sayılı nefesinizi tüketmek için ne yapıyorsunuz, bilmem.. Ben, çıkmaz sokaklara girip kendimi oyalıyorum.. Olmayacak duaya "amin" diyorum.. Kabul olunmayacağını bile bile dua ediyorum.. Ecnebiceyi asla öğrenemezken, ecnebice öğrenmek için girişimlerde bulunuyorum.. Saz çalmak benim için neredeyse imkânsızken, eve saz alıyorum.. Belki bir çocuğum olur diye, evin damına leylekler için yuva yapıyorum.. Köpekten ve yılandan korkmama rağmen bir yanımda köpekle, öte yanımda yılanla yatıyorum.. Bana âşık olmasına imkân olmayan kadınların peşine koşuyorum..

 

...Daha bir sürü kendimi oyalayıcı, gerçekleşmesine imkân olmayacak, nefes tüketici şeyler yapıyorum.. Neyse ki yaptıklarım işe yaramaya başladı; beyaz renkli kıllar çıkıyor yüzümde.. Kırışıklıklar daha fazla arttı.. Saçlarım her geçen gün daha çok dökülüyor.. Sayılı verilen nefes alıp verme işininin rakamsal büyüklüğünü her geçen saniye aşağılara çekiyorum.. Neyse ki, hiç değilse bir işi, elime-yüzüme bulaştırmadan yapabiliyorum..

 

.........................

En çok, Şehr-i İstanbul'un vapurlarını özleyeceğim.. Kadıköy-Eminönü arasında, bir vapurda, seyahat etmenin güzelliğini yaşayamayacak olmanın hasretini çekeceğim..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !