Toplu Taşıma Tacizi..

 

     İnatçılık ve gurur sebebiyle acaba kaç arkadaşlık bitmiştir.. ? Kaç sevgili birbirine gururu sebebiyle ayrı düşmüştür.. ?

 

     ...anlatacağım konu bu değil.. Aklıma takılan merak soruları idi sadece.. Ben Japonya'dan bahsedeceğim.. Aslında Japorya'dan bahsetmeyeceğim, Türkiye'den bahsedeceğim.. Aslında Türkiye'den de bahsetmeyeceğim.. Erkeklerden, kadınlardan, genel olarak insanlardan bahsedeceğim.. Aslında bahsedeceğim şey tam olarak bu söylediklerim de değil.. Neden bahsedeceğimi ben de bilmiyorum..

 

     Biliyor musunuz, Japonya'nın bazı şehirlerinde, toplu taşıma araçları, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı düzenlenmeye başlamış..? Bizim anladığımız anlamda "haremlik-selamlık" uygulaması.. Sebebi ise toplu taşıma araçlarında taciz olaylarının sıklıkla yaşanması imiş..

 

     Japonya'nın bir çok eyaletinde uygulanan bu durumun Türkiye'de uygulanmasına imkân yoktur.. Böyle bir şey düşünülmesi bile "Gericiler haremlik-selamlık istiyor.. Laiklik elden gidiyor.. Şeriat geliyor" diye manşetlerin atılmasına sebep olur.. Bir insaf sahibi çıkıp da "Japonya, yıllar önce bu uygulamaya geçti" diye dile gelecek olsa, önce o dil kesilir sonra da "Japonya'nın rejim sorunu yok" diyerek, bizim rejim sorunumuz varmış gibi gösterilmeye çalışılır..

 

     Pazartesi günü ve bugün, Kabataş-Zeytinburnu arası sefer yapan metroda gördüğüm "kadın tacizi" olayı, artık bizim de önlemler almamız gerektiğinin en belirgin örneğidir.. İstanbul'da yaşayan hemen herkes bu tür olaylarla sürekli karşılaşır.. Toplu taşıma araçlarının yetersiz oluşu sebebiyle insanlar vücut temasında bulunur ve haliyle ister-istemez taciz olayı gerçekleşir.. Tüm suçu erkeklerin üzerine atmak da insafsızlık olur.. Bir kadının tüm vücudu ile bir erkeğe yaslanması durumunda hangi erkek kayıtsız kalabilir ki.. ?

 

     Bu taciz olayını, cinsel hayatının vazgeçilmezi haline getirmiş insanlar da var elbet.. Halk arasında "fordçu" olarak lanse edilen bu kesim, sapıklığın ve utanmazlığın insanı ne hale getirebileceğinin en belirgin örneğidir.. Lâkin işinden çıkıp da evine gitmek için otobüse binmiş bir erkeğin önüne alımlı bir kadının gelmesi ve tüm vücudu ile erkeğe yaslanmak zorunda kalması, nefsi olan her insan gibi erkeği de ister-istemez kötü hareketler yapmaya zorlamaktadır.. Suç erkeklerin değildir.. Suç kadınların da değildir.. Suç, yetersiz toplu taşıma araçlarında ve haliyle alt yapı oluşturmadan bir kenti göç merkezi haline getiren yöneticilerdedir..

 

     Bilirim ki kimse çıkıp da "ben tacizde bulundum" demez.. Ancak öyle bir özelliğim olsa idi bunu dile getirebilecek kadar edepsiz olduğum da muhakkak.. Hiç taciz olayında bulunmadım.. Ancak iki kez kadınlar tarafından taciz edildim.. Bizzat yaşamış biri olarak söyleyebilirim ki, böyle bir durumda bir insanın tepki vermesi çok zor.. Hangi erkek, otobüsde, önündeki bayana sert bir şekilde "taciz etmeyiniz hanımefendi" diyebilir ki.. ? (Konu buraya kadar gelmişken, merak ettim, acaba kaç erkek "ben tecavüze uğradım" diye suç duyurusunda bulunmuştur.. ?  )

 

     Pazartesi günü ergenliğe henüz girmiş genç bir erkeğin, orta yaşlı kadını taciz etmesi ve kadının vaveyla kopararak çocuğun üzerine yürümesi ve genç erkeğin ilk durakta inmesi ile son bulan olay, bugün (çarşamba) orta yaşlı kapalı bir bayanın, arkasındaki aynı yaşlardaki erkeğe bağırması ve erkeğin ilk durakta inmesi ile son buldu.. Erkek suçlu, kadın da suçlu.. Aslında erkekte suçsuz, kadın da suçsuz.. İlla ki bir suçlu varsa yöneticilerdir, yok eğer onlar da suçu kabul etmezse, suçu Şeytan'ın üzerine atalım, herkes rahat etsin..

 

     Diyeceğim odur ki; "gerici kafaya bak!! " diyerek beni manşet yapın.. Ben, toplu taşıma araçlarında, kadın ve erkek ayrılsın istiyorum..

 

     ...madem ben yalnızım, herkes yalnız kalsın..

 

 

Yorum Yaz